22 Ağustos 2007 Çarşamba

kadinlara dair sorunsallar silsilesi

aklimin almadigi ve sanirim bir muddet daha almayacagi seyler var. ornegin toplumda her durumda hor gorulen ezilen kadinlar otobus, minibus, metro gibi toplu tasima araclarinda kralice kabilinden bir muamele gormekteler. ne hikmetse her yerde bir kadinlara yer verme hadisesi suregelmekte. ozellikle de hamile ve cocukluysa bu kadinlar. kadina kadin demekten aciz olan toplumumuzun otobus edebiyatinda "soforle konusmayiniz"dan sonraki en yaygin isaretcik nedir? "hamile ve kucaginda cocuklu kadinlara yer veriniz". bir allahin kulu da için sormaz "neden?" diye. hayir bu kadin bu cocugu kocasi, sevgilisi ya da hic tanimadigi bir herifle yaparken bana mi sordu? kendi arzusu ve iradesiyle hamile kalan kadinin cocugunun sorumlulugunu ben mi tasimak zorundayim? neden tasiyayim? o kadar rahatina merakiysa gitsin cocuguyla ya da hamileligiyle taksiye binsin. ama yok biz hem halkciyiz hem de kadinin anne rolunun kutsalligi falan derken bir ayrimciliktan diger ayrimciliga savrulmakta beis gormeyen insanlariz. sinir oluyorum ben bu iki yuzluluge...

sinir oldugum bir baska mesele de kadinlarin karsilarinda baska kadinlar oldugunda kisisel alan denen hassasiyetleri surekli yok saymasi. sen de kadinsin ben de kadinim o zaman birbirimzin gotune girip oturabiliriz, demire tutunurken ellerimizi birbirine olabildigince yakin yerlestirebiliriz, soyunma odalarinda kabinlerde birbirimizi dikizleyebiliriz... zaten biz yillarca hamamda birlikte yikandik, agdamizi birlikte kaynatip birlikte yapistirdik, hatta cekemediğimiz yerde arkadasimizin yeteneklerinden faydalandik. manikurde samimiyiz, pedikurde samimiyiz. 2 hafta bir kere gordugumuz kuafor kizla birbirimizin ask hayatina dair her turlu malumata sahibiz. lutfennn... nefes alabilir miyiz biraz kadin kardeslerim?

ya bir de evlendikten sonra kendini salan kadinlara uyuz oluyorum. nasil oluyorsa filinta gibi oglanlari kafesleyip bir de ustune hamile kalip sonra cocugun omrunu yiyen gudubetler bunlar. daha gecen gun gordum bir cift. oglanin masallahi var cakir cakir gozler incecik guzel bir cocuk. kiz... aman yarabbi... hamile ve dolayisiyla sisman, bakimsiz (hem de her anlamda), zevksiz ve bagirarak konusan mutemadiyen "di mi aşkım?" diyen bir yuruyen felaket. allah vermesin, kimselere gostermesin. aldatmanin ve aldatilmanin hakli tarafi olamaz ama simdi bu cocuk bu kizi aldatsa ben cok fazla sasiramam. "herifin cocugunu tasiyor" demesin kimse, cocuklar tek kisiyle yapilmiyor. ayrica evlenmeyi bilen korunmayi da bilecek yastadir heralde. isteyerek doguruyorsa da bu hamile salmisligina girmeyi gerektirir mi? tabii ki hayir.

aman neyse sacmaliyorum gene. bu arada google'da gay lezbiyen homoseksuel vs. yazip da burayi bulan arkadaslara da iki cift lafim var: canlarim benim, su bir onceki cumle bile sizi bana getirecek hitleri artiracak olsa da haberiniz olsun, bu kapidan size ekmek cikmaz. biz burada terli ve yapiskan fantazilerimizi anlatmiyoruz, dünya ahvaline dair kafamiza takilan hosumuza gitmeyenleri tartisiyoruz alt tarafi. o yuzden hanimlar beyler; bir zahmet baska kapiya...

Hiç yorum yok: