7 Mart 2007 Çarşamba

boyle buyurdu scarlett o'hara...

insan kendi olmedikce olumun ne menem bir sey oldugunu anlamiyor. sagdan soldan duyulan olum haberlerine, gazetelerde gorulen olum ilanlarına ve fotograflara hatta haberlerde gorulen savas sahnelerine "tuh tuh tuh, allah taksiratlarini affetsin" deyip onundeki cikolatali fistikli pastadan koskocaman bir lokma alarak hayatina devam edebiliyor. cunku disarida hep birileri olurken (canim tuna), iceride hayat devam ediyor. 1 ay once memlekette kizilca kiyamet kopmusken simdi hrant dink diye bir adamin var oldugunu bile kimse hatirlamiyor. "cunku" diyor jean baudrillard, "hepimiz bir simulasyon dunyasinda yasiyoruz" bu durumda dogum nasil ki kisinin varligini gerektirmezse olum de yoklugu anlamina gelmiyor. ve simdi o baudrillard da oluyor. pekiyi simdi ne oluyor? kendisi bir kucuk cumlecigiyle bile hata buralarda var olduguna gore hakli mi cikmis oluyor? yoksa en saglam ironinin insani olarak arkasindan el mi sallatiyor?

disarida hep birileri olurken hayat yine devam ediyor. insanlar is gorusmesine gidiyor, kariyer adimlari atiyor. 15 yildir gormedikleri arkadaslarini * da aynı gun gorup hayatin arka plandaki gidisatini yakalamaya cabaliyor. bu sene zaten dogru duzgun gelememis olan kis neredeyse bitiyor, gunesli gunlerde bogaz kiyisi keyiflerine geri donuluyor, "yok artik bu kadar da olmaz bunun da altindan kalkilmaz" denen seyler bir anda tarih oluyor. aslinda bunlarin hicbiri bir anda olmuyor da idraki insanda kafada yanan ampul etkisi yapiyor sanirim.

hayat berbat diyen bir sarki insanin icini bu kadar mutlulukla, bu kadar keyifle doldururken insan bir sonraki nefesi alma istegini engelleyecek bir sey bulamaz ki... gel biz bu eli saymayalim ne de olsa tomorrow is another day...

Hiç yorum yok: