22 Ocak 2007 Pazartesi

al gozum seyreyle...

tam da su asagidaki yann tiersen yazisini bitirip bloga kopyalamak uzere kaydettigim sirada televizyonu actim. haber saatiydi her kanalda abidik gubidik zirvalar. ve ne olsa begenirsiniz? ayni anda iki farkli kanalda iki farkli haberin fonunda tiersen caliyor. bir tanesi etiler'de ucuz ev bulmanin yollari oburu de hayatin zorluklarindan yilip dama cikmis bir adam. neal'in haberlerle ilgili yazisina yorum olarak da soylemistim. once peter gabriel'den nefret ettirdiler bizi sonra clint mansell'den. simdi sira geldi yann tiersen'e sanirim. lutfen, ne olur yapmayin!!!

insan bir kere televizyonun basina oturdu mu hem kalkmak bilmiyor hem de malzeme bollugundan gozu donuyor. gece izledigim l'empire des loups filmi de sagolsun bolca kaynak yaratti. izleyenler bilirler. basarili bir jean christophe grangé romaninin basarisiz bir sinema uyarlamasi yine. romanin zaten bir oryantalist kokusu vardi, tasvirlerde falan. ama filmde iyice ayyuka cikmis bu durum. hatta o kadar sacmalamis ki. hikaye su: fransa'da kacak calisan uc tane turk kizi ayni sekilde oldurulmus olarak bulunur. polisler katilin pesine duser. is turk mafyasina ve bozkurtlara kadar gider. hikaye turkiye'de kapadokya'da sonlanir. zaten turkiye sahnelerini tartismiyorum bile, ortakoy camii, karakoy'den bogaz manzarasi, peribacalari vs vs. muhtemelen yonetmen eline lonely planet turkey guide'i alip oyle cekmis filmi, ya da grangé o sekilde yazmis. lakin fransa sahneleri de ayni bir alem. guya turk mahallesindeyiz ama dukkanlarin hicbirinde turkce bir tabela goremiyoruz. aksine ortalikta hint lokantalari falan var. tandoori ve kebabin ayni sey oldugunu saniyorlar muhtemelen. sonracigima yine turk mahallesi sahnelerinde calan muzikler var. arap desem degel, hint desem degil, uzak dogu desem degil, ama turk hic degil. bunlarin hepsinin karisimi gibi bir sey. asya kitasinin tamami toplanip bir orkestra olustursa boyle bir sey cikar heralde. ama canim ne fark eder ki? hepimiz doguluyuz sonucta. hadi bu da tamam da, esas kizin aslinda turk oldugunu nasil kesfettiklerinde inanamadim gozlerime: tirnaginda kalmis minnacik bir kina lekesi, evet evet kina. sorarim size artik kim tirnagina kina yakiyor su ulkede. hatta o kadar abartilmis ki bu kina meselesi kiz turk oldugunu kesfedip turkiye'ye geldigi anda ellerine kina yakiyor, onu da kuveti doldurup icine kirmizi bir boya dokerek yapiyor ki herkes bilir birincisi kina kuvette yakilmaz, ikincisi toz kina kirmizi olmaz, yesil olur. son olarak turklere ait ic mekan cekimlerinde inatla bir bayrak kullanimina gidilmis. masalarin ustu, duvarlar her yer cifter cifter turk bayraklariyla kapli. milliyetciligi bu sekilde vurgulamislar filmde. bir de eski filmlerden afisler falan vardi duvarlarda ama filmi durdurma sansim olmadigi icin geri donup bakamadim hangi filmlerden olduklarina. bu saydiklarim en goze batan, en basit detaylardi. daha neler neler var filmde insanin sinirini bozan. tipolojilere falan hic girmiyorum bile...

fransizlar, televizyon falan diyince... gunlerdir hrant dink hakkinda bir seyler soylemek istiyorum ama toparlayamiyorum lafi. en sonunda dun aksam televizyon izlerken buldum ne diyecegimi. "hepimiz hrant'iz, hepimiz ermeni'yiz" diye bir pankart ilisti gozume. sorarim size bunun "turk irki" demekten ne farki var? siz ve biz, biz ve onlar diye ikili karsitliklari kurmadan neden siyaset yapamiyoruz, neden tepkimizi koyamiyoruz? neden turk kani-ermeni kani diye ayiriyoruz kani? sonucta hepsi ayni kirmizi sivi, ayni hemoglobin alyuvar akyuvar toplami. kizilay kan merkezi'nde kan torbalarinin uzerinde donorlerin isimleri yazmaz, etik olarak yazmamalidir da. keske hepimizin koluna oradan rastgele birer torba kan takilsa, hic bilemesek kan kardesimizi, hic ogrenemesek. keske hepimiz bir olabilsek, farkliliklara ragmen ve farkliliklarla da degil. farkliliklari onemsemeden bir olabilsek.

gule gule hrant agbi...

2 yorum:

narsis dedi ki...

şimdi hrant'ın vurulduğu haberi ilk beş dakikada geldi bize. yani 15:30 bile değildi saat.
anında solumda oturan adam msnine bugün ben de ermeniyim yazdı.
başka birinde hrant'ız öyleyse vurun yazıyordu.
ertesi gün hepimiz hrantız hepimiz ermeniyiz cümlesi sanırım üzerinde çok da düşünülmüş bir şey değil, insanlar bunu demeye başlamıştı; ödpnin pankartı hazırlaması defakto yapılan bir sey degildi. diğer düşünürlerimizin davaları düşürülüyorken bu adam suçsuz haliyle 6 ay alıyorsa kendi deyimiyle bu onun ermeni olmasından kaynaklanıyor. (ve tabi ki ters mantık kurup ben aldım onlar da cezalandırılsınlar demiyor-uz; bu kadar saçma bir şeyin kalkmasını talep ediyor-uz.)
ermenilerle ilgili sorunlardan bahseden, eşitlik isteyen ve ben türküm denmesinden çekinilmedigi kadar adının fırat olarak değiştirilmesine gerek görmeyecegi bir ülkede yasamak isteyen/bunun için çabalayan/bunun için öldürülen bir adamın öldürülme nedeniydi bu.
yani bir örnek: bir eşcinsel, sadece eşcinsel oldugunu acık acık yazıp eşit haklar, askerlikten muaf olmak için cinsel ilişkisini alelen ortaya dökmemek vs istegi ile birilerini "rahatsız etse" ve o birileri de örnekteki arkadası öldürse o pankartın üzerinde hepimiz eşcinseliz yazardı (tabi cinsellikle ilgili bu kadar sorunlu bir ülkede kaç kişi yrümek isterdi bilmem ama ben elimde "hepimiz x'iz, hepimiz escinseliz" yazılı bir dövizle 8 km yürürdüm.

SE7IN dedi ki...

sevgili elfcanim,
benim derdim ermeni ya da escinsel olmasi degil kisinin. kimliklerin one cikarilmasindan hoslanmamain sebebi kimliklerle olan derdim degil. sadece dislanmis kimligi one cikarmanin kimligi dislamaktan hicbir farki olmadigini dusunmem. yani hepimiz ermeiyiz demek ermeniler disari sloganini besleyen bir sey bence. ki zaten hrant abi de kendini turk ya da ermeni degil de turkiyeli olarak tanitmayi severdi bence. haksiz miyim?