16 Ocak 2007 Salı

independent.co.uk

indie-pop, indie-rock deyince aklima surekli ingilizler gelir oldu. ha bu kendilerinin piyasaya hakim olmalarindan ziyade benim muzik arsivime ve kulak zevkime hakim olmalariyla ilgili bir durum. amerikalilar da yapiyor kendilerince birseyler ama olmuyor. boyle bir bangir bangir gurultu; bir patirti catirti; gitarlar davullar karma karisik... olmaz ki oyle... bu aralar kulagima hos gelen tek amerikali grup death cab for cutie herhalde. hah bir de ucundan kiyisindan weezer. halbuki ingiltere'den kimler cikmadi kiii... the delgados mu istersiniz, the killers mi? o yetmedi mi? coldplay verelim, o da kesmezse imogen heap ablam var. imogen heap demisken frou frou, belle and sebastian, kasabian, sonracigima bloc party ve asla unutulmamasi gereken muse elbette. hatta somurgelerden bile iyi is cikiyor: kanada'dan hot hot heat, avusturalya'dan nick cave and the bad seeds. veee son olarak biraz da eskilere dondugumuzde bu yilin eurovision fatihi adayi: morrissey ve the smiths. aman tanriiiiimmm nasil unuturum? tabii ki thom yorke ve radiohead, oasis, portishead, massive attack... yok oyk saymakla bitiremem ben bunlari.

neden ingiltere'den bu kadar cok ve bu kadar iyi grup cikar? daha evvel ankara icin yazdigimiz tezi hemen uyarlayalim: zira buralarda yasayan genclerin muzik yapmaktan daha iyi bos vakit aktiviteleri yok. (ilk dakikadan uyarayim, tezdir bu, hatta hipotezdir. evrensel gecerlilik arz etmedigi gibi ampirik deneylerle kanitlanmaya falan da calisilmamis, tamamen can sikintisindan uretilmistir) uc-bes kisi bir araya geldi mi elleri de enstruman tutuyorsa (iste bizimki tutmuyor biz tez yaziyoruz, gerci "tasoda'nin taslari"yla kirdik zincirimizi ama) haydi bakalim bir jam session'la baslayip dunya stari olmaya varan bir yolculuk (renkli hayatlar programi gibi olduk burada... neyse...)

hatta ayni sey iskandinavya icin falan da gecerli. ne demisler? finlandiya'dan babam ciksa dinlerim (gerci ben dinlemem boguruyor o adamlar.) sonracigima norvec mucizesi helldorado, izlanda'nin gozbebekleri bjork ve sigur ros... aklima daha fazla isim gelmedi gecenin bu saatinde ama kucuk ulkelerin, kucuk sehirlerinde yasayan ve mutemadiyen cani sikilan bir suru insan bunlar bence. etrafta kendilerini tatmin edecek bir eglence kaynagi olmayinca kendi kendilerini eglendirmeye karar veren insan topluluklari. o yuzden de muzik yapiyorlar ve iyi de yapiyorlar. gerci simdi ayni mantikla dusunursek onlar bizi bu kadar eglendirdigi icin biz muzik yapmaya gerek gormuyoruz kariyerimize engel oluyorlar ama...

ay ne diyorum ne sacmaliyorum ben? yan odanin tatlim insanlarinin bloglarina ne kadar ozeniyorum halbuki. tematik bir butunluk, kendi icinde bir tutarlilik. benimkisi oyle mi? bugun siyaset, yarin muzik, daha obur gun ask hayati. olmaz ki boyle... ya da olur. belki ben de kendi indie-blog attitude'umu yaratmisimdir. haha sevindim bi an kendim olmakla. seviyorum ulen seni, kerata...

2 yorum:

Adsız dedi ki...

muse indie rock:)
Label: Warner Bros / Wea :)
coldplay indie rock:)
Label: Capitol :)
radiohead indie rock:)
Label: Capitol :)

temel kavram hataları olduğu için ingiltere amerika olayına hiç girmeyecem zaten:)

indie rock bilgin dolayı kutluyorum.

SE7IN dedi ki...

anonim kimliklerden hic hoslanmasam da yorumunuz icin tesekkur ederim fakat tebrigi hak ettigimi dusunmuyorum zira ben indie rock'tan anlamam. o yuzden temel kavram hatalari demek yerine kavramsalligin yoklugu bile diyebiliriz. ayrica, radiohead, muse vs konusunda da sunu belirteyim: onlari oraya indie olduklarina inandigim icin yazmadim sadece ingiltere'yle ilgili olarak yazdim.
yine de yorum icin tesekkur ederim
not: ironi dogru yerde yapildiginda guzeldir.