20 Aralık 2006 Çarşamba

yaslaninca olebilir bile insan...

evet yangin duasi'na gittim, evet cok guzeldi, evet tavsiye ediyorum, evet spoiler falan takmadan anlatiyorum simdi fikrimi...

oyunun basi biraz absurd. hani absurd olsun diye yapilmis orasi belli de, o kadar absurd olmus ki insan ilk yarim saat "nereye geldim ben, ne yapiyor bu insanlar, n'oluyor bu sahnede?" diye sormadan alamiyor kendini. sonrasinda gelen diyaloglar resmen alip goturuyor ama insani. karakterler (ozellikle de escinsel erkek bin) resmen stereotip hatta klise bile denebilir. ama sanirim bu da bilincli tercihi berkun oya'nin. oyunculuklar zaten tartismasiz, gerci gecen sezonda zajo karakterini ahmet ugurlu daha iyi canlandiriyormus, hatta berkun zajo'yu ahmet'i dusunerek yazmis ama oyunun o halini izleyemedigim icin yorum yapmaktan acizim bu konuda. dekor, isik ve ses zaten mukemmel. turk tiyatrolarinda gormeye aliskin olmadigimiz kadar iyi (cok fazla tiyatroya gitmedigimizden kaynaklaniyor olabilir mi?).

konuyu anlatmak biraz zor. binlerce yildir yasayan (2140 yasindaymis miska, zajo ise ondan 14 yas buyukmus) 3 tane insanin yercekiminin surekli azaldigi bir dunyada olmeye calismalarini izliyoruz diye ozetlenebilir. kevgire donmus vucutlarina ragmen o kadar beceremiyorlar ki olmeyi, bileklerine kursun sikip sakaklarini kesecek hale geliyorlar bir yerden sonra. ben varolusculuktan falan anlamam pek, sartre kulturum zayif kaldi ne yazik ki. yaslanmaktan ya da olmekten de korkum yok ya da bu iki olguya dair ozel bir ilgim de yok. o yuzden oyunun sorguladiklarini kavrayamamis olabilirim belki. lakin diyaloglarin (ki varligi sorgulayanlar oldugu gibi gunluk hayata dair cok guzel seyler de cikti aradan) hepsini ezberlemek istedim oyunu izlerken. "enteresan degil mi? o kadar olemiyorum ki..." dedi miska mesela, ya da bin "o anlar kadar masum, o anlar kadar gunahkarim. o anlardir benim cinsel organlarim" diyerek mest etti bizi. detaylar vardi oyunda; minicik detaylar... ornegin uc karakter de surekli tekerlekli sandalyeyle gezerlerken ve yillardir yere basmamislarken ozellikle zajo sandalyesini ayaklarini yere basarak kullaniyordu surekli, buna karsin bin hep elleriyle cevirdi tekerlekleri. hatta bir yerde dedi ki "ben eskiden de sevmezdim yercekimini, temas hirsli yapiyor beni" ayrica bu kadar ciddiyetle bahsediyorum ama yanlis anlamayiniz, oyun fena halde komik. kimi sahnelerde kahkahalarla guluyor insan. hatta rivayete gore oyuncular da gulunmesini istiyormus, salondan kahkaha sesleri gelmezse moralleri bozuluyormus (her turlu tiyatro adabini alasagi edebilmek mumkun yani).

tiyatroya gitmek lazim, emege saygi duymak lazim. en sikindirik hollywood filmlerine milyonlar veren bizler 4 ytl'lik bu oyunlari neden izlemiyoruz ki? (gerci ben bunlarin tamamini ben ruhi bey nasilim'dan sonra da dusunmus ve hissetmistim ama senede bir gun modundayim tiyatro konusunda. tuh tuh tuh ayip bana!) hatta bir ara 1 ytl'ydi ki bu 1 ytl bize gecenin en buyuk surprizini hazirlamisti aslinda. eve gelirken taksideki muhabbetimize kulak misafiri olan ve tiyatrodan geldigimizi anlayan sofor abimiz gecenin bombasini patlativerdi: "abla ben sanatci olsam valla izin vermem ya 1 milyondan bilet satilmasina..." meger abimiz tiyatro asigiymis, 5 yasindaki kizi da gitmek ister dururmus o sirada oynanan oyunlara. kendisine elimizdeki programi da kullanarak her turlu bilgiyi verdik, belki minnacik bir cocugun sanatla tanismasini sagladik.

ne guzel geceydi, ne guzel oyundu... organize ettigin icin ellerine saglik elif, o sahnede bize mukemmel bir oyun sundugunuz icin ellerinize saglik berkun oya, ulku duru, ali atay ve isikcisindan sescisine, dekorcusundan biletcisine butun ekip.

1 yorum:

SE7IN dedi ki...

1 ytl konusunda bir karisiklik olmus efendim ben de az once fark ettim. hala 1 ytl'ye tiyatro bileti bulmak mumkun istanbul'da ama sehir tiyatrolari'nin oyunlarina giderseniz eger. devlet tiyatrolari yetiskinler icin tam 6 ytl, indirimli 4 ytl seklinde bir tarife uyguluyor.